Arkadaşlar
bu günde sizler için Ayasofya Camisi müzesini gezerek sizler için birkaç
fotoğraf ve bilgi edindim. Ayasofya’nın anlamı ise ; “aya”
kelimesi kutsal yada aziz anlamına gelmekte olup ,”sofya” kelimesi ise eski
Yunancada bilgelik anlamına gelmektedir. Ayasofya Doğu Roma İmparatorluğu’nun
İstanbul’da yaptığı en büyük ibadet yeri
olup aynı yerde üç kez inşa edilmiştir. İlk yapıldığında Megale Ekklesia (Büyük
Kilise) olarak adlandırılmış, 5. yüzyıldan itibaren ise Ayasofya (Kutsal
Bilgelik) olarak tanımlanmıştır. Ayasofya Doğu Roma İmparatorluğu boyunca
hükümdarların taç giydiği, başkentin en büyük kilisesi olarak katedral işlevi
görmüştür. 1453’te kiliseden camiye dönüştürüldükten sonra , 482 yıl cami
olarak kullanılmıştır. Bakanlar Kurulu'nun Kararı ile 1935 yılında Ayasofya
müze olarak kapılarını ziyarete açmıştır. Ayasofya Müzesi her gün ziyarete
açıktır. Gezmenizde yarar vardır.
12 Ekim 2016 Çarşamba
11 Ekim 2016 Salı
İSTANBUL YENİ CAMİİ VEYA VALİDE SULTAN CAMİİ
Arkadaşlar Eminönü’ne gitmişken Yeni Camiyi
diğer adıyla Valide Sultan Camiini gezmeden olmazdı. Yeni Camiye ulaşmakta çok
kolaydır. Eminönü Meydanına 400 metre uzaklıktadır.1597 yılında Sultan III.
Murad hanın eşi Safiye Sultanın emriyle temelleri atılmış 1665 yılında zamanın
hünkarı IV. Mehmed hanın annesi Turhan Hatice Sultanın büyük uğraşları ve
bağışlarıyla bitirilmiştir. Yeni Caminin yapımına Mimar Davut Ağa tarafından
başlanmış, Mimar Dalgıç Ahmed Ağa devam etmiş fakat Safiye Sultanın vefatı ile
İnşaat çalışmaları doldurulmuş cami inşaatı yarım kalmıştır. Daha sonradan
caminin yapımından 66 yıl sonra dönemin mimarbaşı olan Mustafa Ağa tarafından
bitirilebilmiştir. Yeni Camii deniz kenarına inşa edilmiştir. Zamanla denizin
doldurulmasıyla denize olan uzaklığı artmıştır. Caminin beş kapısı
bulunmaktadır. İki köşede üçer şerefeli iki minaresi vardır. Gezilmesi gereken
bir tarihi camidir.
28 Eylül 2016 Çarşamba
EDİRNE TARİHİ ESKİ CAMİİ
Arkadaşlar Edirne’ye gitmişken birde Eski Camiyi ziyaret etme fırsatım oldu. Bir kaç fotoğraf ve bir şeyler yazmak istedim. Eski Cami Osmanlı zamanında yapılmış nadide eserlerden birdir bence.
Merkezde olması birde Selimiye Camine yakın olması sebebi ile bulmakta güçlük çekmezsiniz. Eski Cami mimarı Konyalı Hacı Alâeddin kalfasının ise Ömer ibn-i İbrahim’dir. Selatin camilerindendir. 1403 tarihinde I. Süleyman zamanında yapılmaya başlanmış 1414 tarihinde Çelebi Sultan Mehmet zamanında bitmiş. Osmanlıda Edirne’de padişahların Eski Cami'de kılıç kuşanarak tahta çıkış geleneğini günümüzde ise cuma ve bayram hutbelerinin kılıç kuşanarak devam ettirilmektedir. Eski Camide Kâbe’nin duvarından kopan bir taş bulunmaktadır. Rivayete göre bir sel felaketi olur Kâbe’nin duvarından bir taş kopar. Kâbe’nin Emiri taşı ne şekilde yeniden Kabe duvarına koyacağını düşünürken uykuya dalar. Rüyasında peygamberimiz Hz. MUHAMMED’i görür (sav) peygamberimiz Kâbe Emirine “Diyar-ı Rum'da bir cami olduğunu ve taşı oraya göndermesi gerektiğini söyler.” Bunun üzerine Kâbe Emiri kopan taşı yapımı çok yavaş ilerlemekte olan Eski Cami'ye gönderilir. Kâbe’den gelen taş Eski Cami'nin duvarına konmasının ardından caminin yapımı hızlanır ve kısa sürede tamamlandığı anlatılmaktadır.
daha kapsamlı fotoğraflar eklenecektir.
19 Mart 2015 Perşembe
İSTANBUL YERALTI CAMİİ (KARAKÖY - SAHABE CAMİİ)
Eminönü’nden Karaköy’e, Galata Köprüsü’nden geçtikten sonra
Karaköy vapur iskelesine doğru devam ediniz. 100 metra kadar sonra sol ara
sokaktan sahilin bir üst paraleli Kemankeş Caddesi’ne çıkınız . Cami bu
caddenin üzerindedir. Caminin içinde Amr bin As (ra) , Vehb bin
Hüşeyre (ra) ve Süfyân bin Uyeyne (rah) türbeleri bulunmaktadır.
Kadir Gecesi Eyüp Sultan Camii'nden sonra en çok ziyaret edilen ikinci
mekandır. Zira burada İslam tarihi açısından önemli isimlerin kabir ve
makamları vardır.Yanlarında ışıklı bir Kâbe maketi bulunur. Makette
Kâbe'nin Abdülhamit dönemindeki hali tasvir edilmiştir.
Yeraltı Camii aslında ibadethane olarak inşa edilmemiştir . Yapım
tarihi tam olarak bilinmese de 570'li yıllarda Doğu Bizanslılar’ın gemilerin
Haliç'e girişini engellemek için Galata-Sirkeci arasına çektiği zincirin bir
ucunun bağlandığı Kastellion Kulesi'nin mahzeni olmak üzere inşa edildiği
rivayet edilmektedir. İstanbul'un fethi sırasında da Haliç'i kapatan
zincirlerin bu mahzene bağlandığı söylenir. Fetih'ten sonra da Sultan-ı Mahzen
olarak anılmaya başlanmış; cephane deposu, su sarnıcı olarak
kullanılagelmiştir. Camiye çevrilmesiyse 260 yıl öncesine dayanır.
Bu arada İstanbul'da tespit edilebilen 28 sahabe
mezarından ikisi Karaköy'de Yeraltı Camii'nde yer alır.
Ulaşım bilgileri : T1 tramvay hattı ile (Bağcılar – Kabataş)
Karaköy durağında inerek ulaşa bilirsiniz.
İETT otobüsleri ile , KARAKÖY Durağında inmeniz yeterlidir.
İETT otobüsleri ile , KARAKÖY Durağında inmeniz yeterlidir.
9 Nisan 2013 Salı
Edirne Selimiye Camii
Selimiye Camii Edirne'de bulunmaktadır.
Osmanlı padişahı II. Selim tarafından Mimar Sinan'a yaptırmıştır.
Mülkiyeti Sultan Selim Vakfında’dır. Caminin yapımına 1568 senesinde, yüzlerce kurban kesilerek başlanır. Kurban etleri fakir fukara garip gurebaya dağıtılır. İbadete 1575 yılında açılmıştır. Caminin en büyük özelliği Edirne'nin her tarafından görülmesidir. Şehrin merkezinde bulunmaktadır. Mimar Sinan'ın 80 yaşında yaptığı ve "ustalık eserim" dediği anıtsal yapıdır. Caminin müezzin mahfilinin mermer ayaklarından birinde ters lale motifi bulunmaktadır.
Rivayete göre, caminin yapılacağı arsa üzerinde lale bahçesi olan yaşlı bir bayan bulunmaktadır. Arsanın satılmasını istememiştir. Fakat sonunda satışı kabul etmiş ama camide bir lale motifi olmasını istemiştir. Bu şartla satmıştır arsayı. Mimar Sinan da yaşlı kadının tersliği nedeni ile lale motifini ters olarak yapmıştır. Caminin dört köşesinde minare bulunmaktadır. Minarelerin her biri üç şerefelidir. Cümle kapısının iki yakınındaki minarelerin şerefelerine üç ayrı yoldan çıkılır. Bu minarelere çıkan kişiler birbirini hiç görmez. Fakat diğer iki minare ise tek merdivenlidir. Minareler kubbeye yakın olarak inşa edilmiştir. Bu sebepten camiyi göğe doğru uzanıyormuş gibi göstermektedir. Caminin başka bir özelliği de dünyada 3 farklı ülkeden görülebilen tek yapı oluşudur. (Türkiye-Bulgaristan-Yunanistan) Birde caminin harcında yumurta akı kullanılmıştır. Sırf bu iş için Edirne Karaağaç’ta büyük bir tavuk çiftliği kurulur. Caminin başka özelliklerini sayacak olursak ; tek kubbesi İslamın birliğini, pencerelerin ise 5 kademeli oluşu İslam'ın şartlarını, pencerelerinin 99 tane oluşu Allah’ın 99 ismini, vaaz kürsülerinin 4 tane oluşu 4 hak mezhebi, 32 adet kapının oluşu İslam'ın 32 farzını, minarelerindeki 12 şerefe Osmanlı Devleti'nin 12 padişahını,(4 minare her minarede 3 şerefe ) arka minarelerindeki 6 yol olması imanın şartlarını (2 minare 3’er yol) simgelediği söylenir
Kaydol:
Kayıtlar (Atom)

































.jpg)
.jpg)
.jpg)
.jpg)
.jpg)
.jpg)
.jpg)
.jpg)
.jpg)
.jpg)
.jpg)
.jpg)
.jpg)
.jpg)
.jpg)
.jpg)



