19 Mart 2015 Perşembe

İSTANBUL YERALTI CAMİİ (KARAKÖY - SAHABE CAMİİ)

Eminönü’nden Karaköy’e, Galata Köprüsü’nden geçtikten sonra Karaköy vapur iskelesine doğru devam ediniz. 100 metra kadar sonra sol ara sokaktan sahilin bir üst paraleli Kemankeş Caddesi’ne çıkınız . Cami bu caddenin üzerindedir. Caminin içinde Amr bin As (ra) , Vehb bin Hüşeyre (ra) ve Süfyân bin Uyeyne (rah) türbeleri bulunmaktadır. Kadir Gecesi Eyüp Sultan Camii'nden sonra en çok ziyaret edilen ikinci mekandır. Zira burada İslam tarihi açısından önemli isimlerin kabir ve makamları vardır.Yanlarında ışıklı  bir Kâbe maketi bulunur. Makette Kâbe'nin Abdülhamit dönemindeki hali tasvir edilmiştir.

Yeraltı Camii aslında ibadethane olarak inşa edilmemiştir . Yapım tarihi tam olarak bilinmese de 570'li yıllarda Doğu Bizanslılar’ın gemilerin Haliç'e girişini engellemek için Galata-Sirkeci arasına çektiği zincirin bir ucunun bağlandığı Kastellion Kulesi'nin mahzeni olmak üzere inşa edildiği rivayet edilmektedir. İstanbul'un fethi sırasında da Haliç'i kapatan zincirlerin bu mahzene bağlandığı söylenir. Fetih'ten sonra da Sultan-ı Mahzen olarak anılmaya başlanmış; cephane deposu, su sarnıcı olarak kullanılagelmiştir. Camiye çevrilmesiyse 260 yıl öncesine dayanır.

Bu arada İstanbul'da tespit edilebilen 28 sahabe mezarından ikisi Karaköy'de Yeraltı Camii'nde yer alır.  
Ulaşım bilgileri : T1 tramvay hattı ile (Bağcılar – Kabataş) Karaköy durağında inerek ulaşa bilirsiniz.
İETT otobüsleri ile , KARAKÖY Durağında inmeniz yeterlidir.
















 

9 Nisan 2013 Salı

Edirne Selimiye Camii

Selimiye Camii Edirne'de bulunmaktadır.
Osmanlı padişahı II. Selim tarafından  Mimar Sinan'a yaptırmıştır.
Mülkiyeti Sultan Selim Vakfında’dır. Caminin yapımına 1568 senesinde, yüzlerce kurban kesilerek başlanır. Kurban etleri fakir fukara garip gurebaya dağıtılır. İbadete 1575 yılında açılmıştır. Caminin en büyük özelliği Edirne'nin her tarafından görülmesidir. Şehrin merkezinde bulunmaktadır. Mimar Sinan'ın 80 yaşında yaptığı ve "ustalık eserim" dediği anıtsal yapıdır. Caminin müezzin mahfilinin mermer ayaklarından birinde ters lale motifi bulunmaktadır.
Rivayete göre, caminin yapılacağı arsa üzerinde lale bahçesi olan yaşlı bir bayan bulunmaktadır. Arsanın satılmasını istememiştir. Fakat sonunda satışı kabul etmiş ama camide bir lale motifi olmasını istemiştir. Bu şartla satmıştır arsayı. Mimar Sinan da yaşlı kadının tersliği nedeni ile lale motifini ters olarak yapmıştır. Caminin dört köşesinde minare bulunmaktadır. Minarelerin her biri üç şerefelidir. Cümle kapısının iki yakınındaki minarelerin şerefelerine üç ayrı yoldan çıkılır. Bu minarelere çıkan kişiler birbirini hiç görmez. Fakat diğer iki minare ise  tek merdivenlidir. Minareler kubbeye yakın olarak inşa edilmiştir. Bu sebepten camiyi göğe doğru uzanıyormuş gibi göstermektedir. Caminin başka bir özelliği de dünyada 3 farklı ülkeden görülebilen tek yapı oluşudur. (Türkiye-Bulgaristan-Yunanistan) Birde caminin harcında yumurta akı kullanılmıştır. Sırf bu iş için Edirne Karaağaç’ta büyük bir tavuk çiftliği kurulur. Caminin başka özelliklerini sayacak olursak ; tek kubbesi İslamın birliğini, pencerelerin ise  5 kademeli oluşu İslam'ın şartlarını, pencerelerinin 99 tane oluşu Allah’ın 99 ismini, vaaz kürsülerinin 4 tane oluşu 4 hak mezhebi, 32 adet kapının oluşu İslam'ın 32 farzını, minarelerindeki 12 şerefe Osmanlı Devleti'nin 12 padişahını,(4 minare her minarede 3 şerefe ) arka minarelerindeki 6 yol olması imanın şartlarını (2 minare  3’er yol) simgelediği söylenir



30 Temmuz 2012 Pazartesi

SÜMELA MANASTIRI - TRABZON

Sümela Manastırı Trabzon’un Maçka ilçesinin Altındere köyü sınırları içindedir.
Sümela Manastırı, halk arasında  “Meryem Ana” adı ile de anılır.Meryem Ana adına kurulan manastırın “Sümela” adını “siyah” anlamına gelen “melas” sözcüğünden aldığı söylenmektedir. Manastırın kurulduğu bölgenin koyu renkli olması buna bağlanabilir.Sümela Manastırı’nın başlıca bölümleri; Ana kaya kilisesi, birkaç şapel, mutfak, öğrenci odaları, misafirhane, kütüphane ile kutsal ayazma’dır ve bu yapılar topluluğu oldukça geniş bir alan üzerine inşa edilmiştir.
Sümela Manastırı’nın 18. yüzyılda bir çok bölümü yenilenmiş, bazı duvarlar fresklerle süslenmiştir. 19. yüzyılda büyük binaların ilave edilmesiyle manastır muhteşem bir görünüm kazanmış, en zengin ve parlak dönemini yaşamıştır. Bu dönemde son şeklini alan manastır pek çok yabancı seyyahın ziyaret ettiği, yazılarına konu edilen bir yer haline gelmiştir.
Doğu Karadeniz kıyılarının Türk egemenliğine girmesini takiben Osmanlı padişahları pek çok manastırda olduğu gibi Sümela’nın da haklarını korumuşlar, bazı imtiyazlar vermişlerdir. 










Karadağ’ın eteklerinde sarp bir kayalık üzerine kurulmuştur. Kara tepesi üzerinde deniz seviyesinden 1.150 m yüksekliktekidir.

24 Temmuz 2012 Salı

KAYSERİ ERCİYES

KAYSERİDE BULUNAN ERCİYES DAĞI ORTA ANADOLU'NUN EN YÜKSEK DORUĞU OLAN DAĞIDIR. (3916 m ) KAYSERİNİN HEMEN GÜNEYİNDEN YÜKSELMEYE BAŞLAMAKTADIR. ERCİYES DAĞI SÖNMÜŞ GENÇ BİR VOLKAN DAĞIDIR. ÜZERİNDE BİR ÇOK VOLKAN KONİSİ BULUNUR. DAĞIN YÜKSEK KISIMLARI YILIN HER MEVSİMİNDE KALICI KARLARLA ÖRTÜLÜDÜR. KAYAK İÇİN İDEALDİR.