Caminin altı minare
oluşunun; hikâye göre, dönemin padişahı I. Ahmet yaptırmak istediği caminin
mimarı Sedefkar Mehmet Ağa’ya minarelerin altından yapılmasını emretmiştir Fakat
altından yapılacak minarenin devlet bütçesini aşacağını bilen Mehmet Ağa, bu
emri güya yanlış işiterek, “altın” sözcüğünden “altı” yaparak, camiyi 6
minareli inşa ettirmiştir. Fakat o dönemde altı minaresi olan tek mabet
Kâbe’dir ve bu durumun kutsal mekâna saygısızlık olduğu dillendirilmiştir. Durum
üzerine mimarı huzuruna çağıran Sultan Ahmed caminin kaç minareli olduğunu
sorar. "Altı" cevabını alan Padişah, Kâbe’nin kaç minaresi olduğunu
sorunca Mimar durumu fark eder ve Kâbe’ye doğru yola koyulur. İki yıl sonra
Padişah’ın huzuruna çıkan Mimar, Kâbe’nin artık yedi minaresi olduğunu söyler. Bu
arada Sultan Ahmed 14 yaşında tahta
çıkmış, Osmanlı Padişahların 14 üncüsü oluyor. 14 yıl saltanat sürüyor 28
yaşında Vefat etmiştir.
16 Ekim 2016 Pazar
İSTANBUL TARİHİ SULTANAHMET CAMİİ
Arkadaşlar bu haftada Sultanahmet
Camii diğer bir adıyla Mavi Cami (Blue Mosque) gezdim ve sizlere paylaşmak istedim. Sultanahmet
Camii İstanbul'da bugünkü Sultanahmet semtinde bulunmaktadır. Sultan Birinci
Ahmed tarafından yaptırılan cami; medrese, darülkurra, sıbyan mektebi, türbe,
arasta, dükkanlar, hamam, darüşşifa, imaret ve üç sebilden oluşmaktadır. 1609-1620
yılları arasında Mimar Sedefkar Mehmed Ağa tarafından yapılmıştır. Osmanlı padişahları
ve ailesi tarafından yaptırılan”Sultan camileri” anlamına gelen selatin
camilerinin 6′ncısı olan Sultanahmet Camisi, İznik çinileriyle bezeli olduğu
için Avrupalılar tarafından ”Mavi Cami (Blue Mosque)” olarak anılmaktadır. Sultanahmet
Caminin ibadethane bölümü 64 x 72 metre boyutlarındadır
12 Ekim 2016 Çarşamba
İSTANBUL AYASOFYA CAMİİ ve MÜZESİ
Arkadaşlar
bu günde sizler için Ayasofya Camisi müzesini gezerek sizler için birkaç
fotoğraf ve bilgi edindim. Ayasofya’nın anlamı ise ; “aya”
kelimesi kutsal yada aziz anlamına gelmekte olup ,”sofya” kelimesi ise eski
Yunancada bilgelik anlamına gelmektedir. Ayasofya Doğu Roma İmparatorluğu’nun
İstanbul’da yaptığı en büyük ibadet yeri
olup aynı yerde üç kez inşa edilmiştir. İlk yapıldığında Megale Ekklesia (Büyük
Kilise) olarak adlandırılmış, 5. yüzyıldan itibaren ise Ayasofya (Kutsal
Bilgelik) olarak tanımlanmıştır. Ayasofya Doğu Roma İmparatorluğu boyunca
hükümdarların taç giydiği, başkentin en büyük kilisesi olarak katedral işlevi
görmüştür. 1453’te kiliseden camiye dönüştürüldükten sonra , 482 yıl cami
olarak kullanılmıştır. Bakanlar Kurulu'nun Kararı ile 1935 yılında Ayasofya
müze olarak kapılarını ziyarete açmıştır. Ayasofya Müzesi her gün ziyarete
açıktır. Gezmenizde yarar vardır.
11 Ekim 2016 Salı
İSTANBUL YENİ CAMİİ VEYA VALİDE SULTAN CAMİİ
Arkadaşlar Eminönü’ne gitmişken Yeni Camiyi
diğer adıyla Valide Sultan Camiini gezmeden olmazdı. Yeni Camiye ulaşmakta çok
kolaydır. Eminönü Meydanına 400 metre uzaklıktadır.1597 yılında Sultan III.
Murad hanın eşi Safiye Sultanın emriyle temelleri atılmış 1665 yılında zamanın
hünkarı IV. Mehmed hanın annesi Turhan Hatice Sultanın büyük uğraşları ve
bağışlarıyla bitirilmiştir. Yeni Caminin yapımına Mimar Davut Ağa tarafından
başlanmış, Mimar Dalgıç Ahmed Ağa devam etmiş fakat Safiye Sultanın vefatı ile
İnşaat çalışmaları doldurulmuş cami inşaatı yarım kalmıştır. Daha sonradan
caminin yapımından 66 yıl sonra dönemin mimarbaşı olan Mustafa Ağa tarafından
bitirilebilmiştir. Yeni Camii deniz kenarına inşa edilmiştir. Zamanla denizin
doldurulmasıyla denize olan uzaklığı artmıştır. Caminin beş kapısı
bulunmaktadır. İki köşede üçer şerefeli iki minaresi vardır. Gezilmesi gereken
bir tarihi camidir.
28 Eylül 2016 Çarşamba
EDİRNE TARİHİ ESKİ CAMİİ
Arkadaşlar Edirne’ye gitmişken birde Eski Camiyi ziyaret etme fırsatım oldu. Bir kaç fotoğraf ve bir şeyler yazmak istedim. Eski Cami Osmanlı zamanında yapılmış nadide eserlerden birdir bence.
Merkezde olması birde Selimiye Camine yakın olması sebebi ile bulmakta güçlük çekmezsiniz. Eski Cami mimarı Konyalı Hacı Alâeddin kalfasının ise Ömer ibn-i İbrahim’dir. Selatin camilerindendir. 1403 tarihinde I. Süleyman zamanında yapılmaya başlanmış 1414 tarihinde Çelebi Sultan Mehmet zamanında bitmiş. Osmanlıda Edirne’de padişahların Eski Cami'de kılıç kuşanarak tahta çıkış geleneğini günümüzde ise cuma ve bayram hutbelerinin kılıç kuşanarak devam ettirilmektedir. Eski Camide Kâbe’nin duvarından kopan bir taş bulunmaktadır. Rivayete göre bir sel felaketi olur Kâbe’nin duvarından bir taş kopar. Kâbe’nin Emiri taşı ne şekilde yeniden Kabe duvarına koyacağını düşünürken uykuya dalar. Rüyasında peygamberimiz Hz. MUHAMMED’i görür (sav) peygamberimiz Kâbe Emirine “Diyar-ı Rum'da bir cami olduğunu ve taşı oraya göndermesi gerektiğini söyler.” Bunun üzerine Kâbe Emiri kopan taşı yapımı çok yavaş ilerlemekte olan Eski Cami'ye gönderilir. Kâbe’den gelen taş Eski Cami'nin duvarına konmasının ardından caminin yapımı hızlanır ve kısa sürede tamamlandığı anlatılmaktadır.
daha kapsamlı fotoğraflar eklenecektir.
Kaydol:
Kayıtlar (Atom)





















































